İmha ile eşzamanlı etkinlikler ve tartışmalar


[ DERSİM 38 ]


Geschrieben von Mehmet Yıldız am 11. Mai 2008 11:43:53:

İmha ile eşzamanlı etkinlikler ve tartışmalar

Dersim her geçen gün daha fazla imha ediliyor. Dersimliler imhayı durduracak hiçbir şey yapmıyorlar. Dersim adına örgütlenebilen politik, kültürel, ekonomik veya sosyal herhangi bir insiyatif söz konusu değildir. Dersim adına oluşturulan her şey çok etkisiz ve amatörcedir.

Dersim toplumunu adeta küçük bir sol gruba ikame etmiş dernekçiler, websayfası sahipleri, forumcular, radyocular vs. reel durumu farklı gösteriyorlar. Kendilerini ve faaliyetlerini aşırı derecede abartıyorlar. Abartı normal bir durumda çok önemli bir problem olusturmayabilir, ancak Dersim son çeyrek asırdır tam bir imha sürecini yaşıyorken, gece, toplantı, festival, dergi, bildiri, basın açıklaması, gazete haberleri, tarih, kimlik ve kültüre ilişkin tartışmalar, internet forumları, program ilanları vb. gibi şeylerle tatmin olmak ve imha sürecine Dersim adına müdahale ediliyormuş gibi bir ruh haliyle gezmek doğru değildir.

Yılların tartışma ile geçmesi güçsüzlük, tabansızlık ve becereksizlik göstergesidir. Dersim davasına ilgi duyan bireyler arttı, ama Dersim davasınının arkasında duran bir Dersim toplumu yoktur. Politik ve ahlaki olarak en Dersimli kalabilmiş kitle Kamer Genç’e oy veren seçmenlerdir. Kaldı ki o kesim içinde bile her şey ideal olmaktan çok uzaktır.

Dersim’in ana hatlarıyla durumu budur. Biz Dersim davasını savunuyoruz ama böyle yapmakla bir ölçüde geçmişte Türk proletaryası adına sosyalizmi savunan Türk solcularının durumuna düştük. Dersim’de terörün borusu ötüyor. Dersim’de işsizlik ve yoksulluk hüküm sürüyor. Dersim davasının örgütlü bir tabanı yoktur.

Keza “Zaza” tartışmasına çok fazla enerji harcıyoruz ve Zaza ulus devlet savunucularını inanılmaz derece abartıyoruz. Son derece ütopik olduğunu bildiğimiz bir eğilimin muhtemel zararları üzerinde durmak yerine, imhacıların gözden kaçırılmamasını öneriyorum. Dersim fiziki ve kültürel olarak yok oluyorken, örneğin Zılfı Selcan’ın Dersim ile ilgili hakaretemiz politik düşüncelerinin bir numaralı öncelik haline getirilmesini samimi ve doğru bulmuyorum. Zılfı Selcan’ın A.H.Kaytan veya söz konusu ekolden diğer şahıslarla aynı kefeye konulması ise abesle iştigaldir. (Benim daha önceleri yaptığım “Apo” benzetmesi de aslında hiç isabetli olmadı. Dersim kimliğine yönelik verbal saldırılardaki benzerlikleri göstermek istemiştim.)

Zaza ulus devlet savunucularının düşünceleri baştan sona yanlıştır. İslamı ulusal-kültürel bir komponent olarak benimsememizi önermeleri asla kabul edilemez. Dersim’i Dersim yapan onun anti-İslam özelliğidir. Dersim kültürel kimliğinin ulus-devlet modernizmi adına “mezhepçilik” olarak tanımlanması ve küçümsenmesi kabul edilemez. Ulusculuk 19. yüzyıl gericiliğidir. Seyfi Cengiz’in Çaldıran savaşının ve aleviliğin Dersim tarihi içindeki önemini belirten tüm yazılarını paha biçilmez buluyorum. Ancak yukarıda da belirttiğim gibi Alevilerle Sunnilerden modern bir Zaza ulusu yaratmaya çalışan insanların Dersim’in imha süreci ile uzak yakın bir ilişkileri yoktur. Bizim tüm dikkatimizi imha sürecine ve imhacılara yöneltmemiz gerekiyor.

Dersim’i kim sürekli çatışma ortamında tutarak nefes almasını engelliyor? Dersimlileri kim sürgün ediyor? Dersimlileri kim öldürüyor? Dersimlileri kim tehdit ediyor?

En önemlisi de Dersim’de imha sürecini nasıl durdurabiliriz?

Tarih yapmak isteyen aktörler Dersim kuşatmasını sürdürüyorlarken, biz adeta dost düşman kavramını yitirmiş bir vaziyette samimi-samimiyetsiz, önemli-önemsiz bir şeyler yapmakla meşgulüz. Halbuki Kırmanciye ne bir bulamaç ne de bir “malül ve sakatlar” derneğidir. Zorbaya diklenmemiz gerekiyor. Dersim adına yapılan etkinliklerde çoğu kez bir kimlik yoktur. Örneğin 7 haziran 2008 tarihinde Duisburg’da yapılacak olan Dersim festivalinde net bir kimlik yoktur. Kamer Genç’in bir milletvekili olarak Dersim’de dolaşmasını bile imkansız hale getirmiş olanlarla birlikte davet edilmesinin amacı yahut yararı nedir? Amaç Dersim toplumundaki yıkımı, “paralyse” olma durumunu ve internalize edilmiş düşmanca konseptleri göstermek ise yapılan çok isabetli olmuştur. Ölü soyucusu ve profesyonel ağlamacı sözde sanatçıların assolist yapılmalarını da anlayamıyorum. Bunu, diğer şeylerin yanı sıra, Dersimli sanatçılara yapılan bir hakaret olarak görüyorum.

Özetle Kırmanciye ahlaki, siyasi, etnik, kültürel bir bulamaç haline getirildikten sonra, Dersimliler keskin vuruşlarıyla “Zaza milliyetçileri”ni tahrumar etseler ne olur ki?

Kırmanciye hümanizme dayanır. Kırmanciye’nin harcı aleviliktir. Zazaca/Kırmancki dilimizdir. Kırdaşki de dilimizdir. Kırmanciye zorba milliyetçi sapıklarla uzlaşan – ilkin Dersimi, oradan da önemli ölçüde beynimizi ve ahlakımızı işgal ettiler diye- bir “flux” değildir. Dersim ya tarihsel kimliğini korur ya da çifte terör altında yok olur. Dürüst ve mert olanlar bunu görüyorlar, dürüst ve mert olmayanların ne yapmak istedikleri ise belli değildir.

Mehmet Yıldız






Antworten:


[ DERSİM 38 ]