Ben "şef" değilim, olmaya niyetim de yok!
•
DERSİM 38
•
Geschrieben von Seyfi Cengiz am 08. Mai 2008 03:16:22:
Als Antwort auf: Sayın Seyfi Cengiz ve Sayın Ferhat Pak'a Çağrı geschrieben von Usarr am 08. Mai 2008 00:52:41:
Sevgili Usarr,
Sorunun tarafları konusunda seninle aynı fikirde değilim.
Taraflardan birini tek başına Ferhat Pak temsil edebilir.
Bu benim bileceğim bir iş değil.
Ama ben, tek başıma benzer bir hukuka sahip değilim.
Ben Dersim fikriyatını savunan onlarca insandan yalnızca biriyim.
Bu tartışmaya kendi isteğimle, kendim gerekli gördüğüm için girmedim.
Kaç zamandır süregelen şahsıma yönelik çirkin bir küfür ve hakaret kampanyasının ısrarla bulunduğum foruma da taşınmak istenmesi üzerine, yani bir oldu bitti ile mecburen girdim.
Bu çevre ile bugüne kadar yaptığımız tartışmalar hemen hep bu yöntemle provake edilmiş ve maksat da hiç bir zaman samimi bir uzlaşma arayışı olmadığı için bu şekilde kapanmıştır.
Temsile çalıştığımız halkı ve sorunu yok sayan, bizleri düşman bilen bir zihniyetin uzlaşmadan yana olması zaten beklenemeyecek bir şeydir.
Mecbur edildiğim bir tartışmada bir tarafı temsilden çok, kendi kişisel görüşlerimi ifade ettim.
Bu görüşlerin Dersim fikriyatını savunan diğer şahsiyetler ve bu forumun düzenli katılımcıları tarafından paylaşılıp paylaşılmadığını ya da ne oranda paylaşıldığını da bilmiyorum.
İyi niyetinden kuşkum yok, ama hataları eşit ölçüde payettirmekte haklı değilsin.
Senin yapmaya çalıştığını yapanlarda bu tür bir eşitlikçilik sık görüldüğü için seni hoşgörüp geçiyorum.
"Diyalog" ve uzlaşma arayışları, "dayanışma ve birliktelik" konularında "fikir alış verişi", saldırı kampanyaları ile açılmaz.
Bu beklenti karşı tarafı kendisiyle karıştıran itaat ve biat kültüründen gelme çevrelere özgü olmalı.
Bu forum binlerce ziyaretçisi olan bir forum.
Dünkü tartışma 2079 kişi tarafından izlendi.
Bundan daha "genis katılımlı bir fikir-alışveriş" olmaz herhalde.
Zaza konusunu politik platformlara taşıyan ve tartışan ilk kişi olmak sıfatıyla, senin deyiminle, "Zaza hareketinin demokratik yönde gelişmesine" az katkı yapmadım.
Bundan böyle de yapmaya devam edeceğim, ama sadece samimi ve dürüst bulduğum kanallar aracılığıyla ve kendi yönetemimce.
"Ferhat Pak'tan ve Seyfi Cengiz'den karşılıklı olarak, üçüncü kişiler olmadan, bu iki degerli aydınımızın birbirini suçlamadan bu tartısmalara faydalı bir yön vermelerini ve birbirlerinin iddialarına hatalarımızı ortaya çıkaracak şekilde dürüstçe güzel bir tartısma sürdürmelerini ve sonunda da bir uzlaşıya varmalarını rica ediyorum" demişsin.
Birincisi, ben diyeceğimi herkesin önünde zaten dedim.
Bu yolu tercih ederim.
İkincisi, kimseyle halledilmesi gereken kişisel bir meselem yok.
Ferhat Pak'ı tanımam bile.
Üçüncüsü, dediğin metotla "uzlaşmaları" ancak "şefler" kotarır.
Seni hayal kırıklığına uğratmak istemezdim, ama söylemek zorundayım:
Ben "şef" değilim, olmaya niyetim de yok.
Sevgilerimle