Bölgecilik Yok, Zaza halkı vardır..
•
DERSİM 38
•
Geschrieben von Ferhat Pak (neql-kerdoğ:Usarr) am 07. Mai 2008 00:38:46:
(Arkadaslar bu yazıyı buraya aktarmam yanlıs anlasılmasın; farklı dusunen aydınlarımızın yazılarının da bu forumda olmasını, kendi içimizde diyalogun gelismesi ve daha iyi sekilde tartışabilme ortamına katkıda bulunmak için, aktarıyorum. Tabiki farklı dusunen herkes saygı çerçevesinde fikirleriyle bu meseleye katkıda bulunabilir. Sevgiler. S. Usarr)
Zazalar ve mücadeleleri artik her gecen gün biraz daha ilerleyerek, yeni, yeni basarilara imza atarken,Zaza halkinin varligina tahamülü olmayan ve aydinlarina saldiriyi bir sanat haline getiren cevreler, yeni tedbirler gelistirme cabalari icine girdiler: Buda cabanin adreside bölgeciliktir.
Ílk baslarda yani mücadelenin ilk yillarinda, Zaza mücadelesine Lehcecilik dayatildi ve buna parelel olarakta Zaza davasinin arkasinda yabanci parmagi arama riyakarligi sergilendi. Tüm bu gayri-ahlaki durusa karsi Zaza mücadelecileri aldiris etmeden onurlu mücadelelerini yürütmeye devam ettiler. Zaza aydinlari bu zorlu sürecte onurlu bir durus göstererek, diline kültürüne sahip cikmasini bildi. Gelgelelim bizi bir kasik suda bogmak isteyen iflah olmaz inkarcilar, tüm sabir ve nezaketimize ragmen, yeni, yeni kiliflar icine bürünerek düsmanliklarini devam ettirdiler. Biz Zazalarin müstakil kimligini gündeme getirirken, onlar eskiyen masallari bir cocuk edasiyla anlatmaya devam ettiler. Zaman, zaman inkari doruga cikararak lehceciligi, zaman, zaman Zaza aydinlari arasinda sorun yaratma adina kisileri karalayarak, Zaman, zaman da bunlarin hic biri tutmayinca, simdilerdede bölgeciligi Zaza meselesinin karsisina cikarma caba ve ugraslari icine girdiklerini görüyoruz. Yani bunlar inkarda bir sefer karar kilmis ve onun gönüllü fügüranlari kesilmislerdir. Lehcecilik, bölgecilik yarinda halkimizi köylere göre bölme cabalari icine girecekleri simdiden asikardir. Belki bazi unsurlari bir dönem bu hileleriyle aldatabilirler, ama biz bunlarida zamanla bosa cikarmasini bilecegiz. Karsi cepheden bizi olumsuz noktalara düsürmek ve Zazalari il, il, ilce, ilce; sahis, sahis, asiret, asiret bölme-parcalama oyunlarini yine sabirli ve kararli mücadelemizle yerle bir edip üstesinden gelecegiz. Kisa vadede bazi cikarlar elde etseler bile, bu yapilanmalar icindeki dürüst insanlar kendi halk gercekliklerini bir dönem sonra gündeme getirecek ve acik, acik tartisacaklardir.
Zaza halkinin varligi taninmadan adinada "Siyaset Üstü" denilerek bölge sevgisi yaratmanin altinda yatan tek gerceklik Zaza halkinin varligina olan tahamülsüzlügün baska bir sekilde disa yansimasidir. Bu tür cikislar ne kadar gizlilik altinda sira kidem bassada, cirkinligi tüm ciplakligiyla siritmaktadir.Zaza halk gercekliginin actigi beyaz sayfa icinde kara bir leke olmaktan kendini kurtarmalari ve temize cikarmalari mümkün ve olanakli degil. Bu tür gayret sahipleri artik, pusularini mahalenin cikisinda degilde baska alanlarda kurmaya calissinlar. Bir halkin milli kimligini inkar etmek, her hangi bir yere yamamak insanlik sucudur, dogrulari yakalamak ve ona ulasmak, ancak ve ancak yurtsever bir durus sergilenerek yakalanabilinir.
Gelecek nesiller tarafindan kötü gecmislerinizle anilmak istemiyorsaniz, bu kötü ve cirkin bölgecilik/lehcecilik görevinden suratle uzaklasin. Geneli sevmeden, bölgeciligi sevmek kendini ve toplumu aldatmadan baskaca da bir sey degildir.
Halkimiza ve genclerimize sesleniyoruz: Bölgecilikten uzak durun, gönüllerimizi Zaza halk gercekliginde birlestirelim. Bizim sorunumuz bireysellikten uzak, Zaza halk gercekliginde ifadesini bulan, bize yol gösteren yurtseverlik cikislaridir. Zaza halki ve dili dogru bir perspektifle ele alinmadikca, bölgesel cikislarla bir yere varilamaz. Biz mahalle ve köy davasini degil, sayilari milliyonlari bulan varligi inkar edilen mazlum bir halkin davasini talipleri olarak var olmak istiyoruz. Bölgecilik özünde inkarcidir ve bölücüdür; düsmanin ekmegine yag sürmekten baskacada bir sey degildir.
Mücadeleyi maddi ve manevi güce dönüstürmek basta gelen görevlerimiz olmalidir. Birlestirici ve bütünleyici olmayan hic bir cikistan medet umulmamalidir. Cünkü bizim varlik sebemiz halkimizdir, eger bir olusum halkimizin bütünün kucaklamiyorsa, o cikisin gelecegi hayra delalet degildir; ici fesatliklar ve nifakla doludur. Halkimizin birligi ve beraberligi özlemimizi karartmak isteyenler, dostca yaklasmak safliktan baska bir durumu ifade etmez.
Saygilarimla
Ferhat Pak
Antworten:
•
DERSİM 38
•